Sürekli takip ettiğim bloglardan biri olan yakuter.com’da, Türkiye’de blog kullanıcılarının içinde bulundukları üretkensizlik durumu ve bunun yaratmış olduğu kalitesiz içerik krizinden nasıl çıkılacağına dair paylaşımını gördüğümde, bu konuda ben de görüşlerimi paylaşmak istedim.
Tartışmanın merkezinde şu sorular var.
Problemin çözümüne dair ortaya bir şeyler koyabilmek için, Türkiye’de blog sahiplerinin ne için blogladıklarına dair bir fikir elde etmemiz gerekiyor. Evrensel olarak insanların blog oluşturmasında genel amaç, internette de dolaşırken, hayatın içerisinde değişik tecrübelerde bulunurken, kısacası yaşarlarken; edindikleri izlenim, bilgi ve birikimleri, kendi bakış açıları ve yaratıcıklarıyla pişirerek kamuyla paylaşmaktır.
Bu amacı kabul ediyorsak şöyle bir internette gözlem yapalım. Kaç tane blog gerçekten bu amaca doğru hizmet edebiliyor? İçerik hırsızlığı bugün oldukça revaçta görünüyor. Blogların çoğunda kamu değeri taşımayan içerikler mevcut. Türkiye’de genel anlamda pek çok blogda bir AdSense olayı göze çarpıyor. Tabi burada AdSense ya da başka bir şekilde blog sahibinin maddi getiri kazanmasına karşı olmadığımı belirmek isterim. Ama zoraki içerik sağlanan bloglarda, eksikliği hissedilmeyen bu AdSense yaklaşımını doğru bulmuyorum. Bu da bana biraz biz ortaya bir şeyler koymak, fikirlerimiz kamuyla paylaşmak için değil, aslında ticari bir getiri elde etmek için blogları kullandığımız izlenimini oluşturuyor.
Türkiye bloglarının içerik kalitesizliğine kendi blogumu da içine alarak şaşırmıyorum. Toplum olarak genlerimize kadar işlemiş bir üretkensizlik mevcut. Dünya bilimine katkımız ortada. İşleri kabul edilebilir ölçüde doğru yapabilen bir toplum olamamanın sıkıntılarını yaşıyoruz. İşin kötüsü, bu durumumuzu değiştirmek için de bir çaba sarf etmiyoruz.
Ülkemizin içinde bulunduğu her sıkıntının aşılabilmesi için pozitif çaba gerekir. Konumuz olan bloglarda durgunluk, içeriksizlik, hırsızlık vb. konularda pozitif çaba, üretmektir. Yazılmış bir konu olsun fark etmez, siz yeniden yazın. Yazarsanız kendi tadınızı katmış olacaksınız. Araştıralım, bulduklarımızı derleyelim, paylaşalım. Bunlar eğer zor geliyorsa, blog bahçesinde dolaşmayalım.
Fırından yeni çıkmış yazılardan haberdar olmak için RSS yayınıma abone olabilir ya da beni Twitter'dan takip edebilirsiniz.
Yorumla BakalımBu Makale için toplam 2 adet yorum bulunmaktadır...
Bu Makale 27 January, 2009 ve saat 9:08 itibariyle Genel kategorisi altına kaydedilmiştir. Bu makale ile ilgili yorumları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.. Bu makale için yorum yapabilir, veya kendi web sitenize trackback sağlayabilirsiniz...
19 February, 2009 ve saat 00:00:33'de gönderdi...
Son derece doğru tespitlerde bulunmuşsunuz. Blog kavramı ülkemizde yeni yeni kabullenilmeye başlanmış bir olgu. Öncelikle blog’un anlamını kavramak lazım ki üretkenlik ile birleştirip kişisel günlüğe gerçekten kişisel bi’şeyler yazılsın. Şükür ki c/p Google’da hiç sevmiyor.
19 February, 2009 ve saat 02:02:58'de gönderdi...
@Hussein EROL yorumunuz için teşekkür ederim,
Ülkemizde bloglar ne yazık ki yurtdışındaki bloglar seviyesinde değiller. Burada blogun, öncelikli olarak ticari bir araç olarak görülmesi, kanımca başlıca sebebi oluşturuyor. Böylece c/p yaklaşımı ile klonlanmış blogların sayısı ister istemez artıyor.
Sizin de belirttiğiniz gibi Google’in yanımızda olduğunu bilmek güzel bir şey