İşi bir marka ya da ürünü, doğru bir sunumla internet pazarına kazandırmak olan biz web tasarımcılarının, renklerle iç içe geçmiş bir yaşamı vardır. Dünyayı siyah beyaz gördüğünüzü bir anlık düşünün. Ne kadar zevksiz bir hayat olurdu değil mi? O açıdan duygulara hitap eden bir yanı var renklerin. Doğru renkleri doğru yerde kullanmak tasarımın başarısını etkileyen faktörlerin başında geliyor.
Tasarım prototipleri üzerinden hazırlanan geçerli(valid) XHTML dokümanlarının ilk satırına baktığımızda gördüğümüz tek satırlık bir cümle vardır. Kısaca DTD (Doküman Tip Tanımlaması) olarak adlandırılan bu satırda, hazırlanmış olan sayfanın hangi dil ve hangi esneklikle yazıldığına dair bilgileri buluruz. Bu tanımlamanın yapılmasında amaç, web sayfasını tarayıcıya tanıtmak ve böylece sayfanın tarayıcı tarafından doğru şekilde yorumlanmasını (render) sağlamaktır.
Bilişim teknolojileri üzerine eğitici kitapları ve makaleleriyle tanınan sitepoint, buradaki web servisi üzerinen web geliştiricilerine, XHTML, CSS ve Javascript dilleri için online referans hizmeti sunuyor. Geliştirdikleri FireScope adlı eklenti, web geliştiricilerin çokça kullandıkları Firebug eklentisiyle birlikte çalışıyor.
Sürekli takip ettiğim bloglardan biri olan yakuter.com’da, Türkiye’de blog kullanıcılarının içinde bulundukları üretkensizlik durumu ve bunun yaratmış olduğu kalitesiz içerik krizinden nasıl çıkılacağına dair paylaşımını gördüğümde, bu konuda ben de görüşlerimi paylaşmak istedim.
Tablolarla layoutların oluşturulduğu dönemin ardından, standartlara sıkı sıkıya sarılan web tasarımcılarının bir bocalama geçirdiği çok açık. Tabloların yarattığı alışkanlığın bir devamı mıdır, yoksa yeni modern arayüz konseptinin tam algılanamaması mıdır bilinmez, ama gelin görün ki iki hastalığımız var. Divitis ve Classitis…
Günümüzün web dünyasında çokça standartlardan bahseder olduk. Bir kaos ortamından standartlar diyarına doğru yol alan web alemi ve bu dünyanın dinamik unsuru biz web geliştiricileri, acaba web standartlarına uymaya gayret gösteriyor muyuz? Biraz da standartların; müşteri ilişkileri, zaman ve para denkleminde genelde etkisiz eleman olarak kaldığının hepimiz farkındayız. Pratikte durum bu şekilde gerçekleşiyor görünse de, standartlar konusunda inatçı olmak boynumuzun borcu olsa gerek.
Herkese merhaba, şimdi “CSS ile ilişkisel Font-Size da ne?” dediğinizi duyar gibi oluyorum:) Açıkçası tam olarak nasıl ifade edebileceğimi bilemedim. Bu yazımda bir web uygulamasında, CSS yoluyla etiketler arasında font-size değerlerinin nasıl atanması gerektiğini, nasıl bir yapı kurmamız gerektiğini incelemeye çalışacağım.
Bloguma hoş geldiniz!
Elektrik Mühendisliği bölümünü bitirmeme rağmen yaklaşık 6 yıldır web teknolojileri üzerine çalışmalarda bulunuyorum... Kişisel çalışma ve araştırmalarımın bir özeti olarak gördüğüm bu blogu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duymaktayım...
Hakkımda detaylı bilgiye buradan, çalışmalarıma buradan ve iletişim bilgilerime buradan ulaşabilirsiniz...