Arkadaşlar merhaba, uzun bir aradan sonra tekrar yazılarıma devam etmek istiyorum. Bu ikinci başlangıç umarım yarım kalmaz. Bu yazımda arayüz geliştirme diye adlandırdığımız hazırlanmış layout tasarımların, kullanıcı interaktivitesine imkan tanıyan web sayfalarına çevrilmesi sürecinde gözlemlediğim eksik yaklaşımları irdelemek niyetindeyim.
Web uygulamaları, kullanıcı interaktivitesine cevap verecek sayfalara ihtiyaç duyar. Bu etkiye cevap verecek sayfaları kodlamak arayüz geliştiricilerinin işidir. Arayüz geliştiricisi hazırlanmış layout tasarımlarını gerçeklerken “nasıl olursa olsun, bir şekilde olsun” yaklaşımını aşan bir vizyona sahip olmak durumundadır.
Bu yazımda sizlere, kendim için faydalı gördüğüm ve sizler için de faydalı olabileceğini düşündüğüm yazılardan oluşan bir derleme sunacağım. Belki de daha önce okuduğunuz yazılar bunlar. Sorun değil! Bir daha, bir daha okumak gerek bu tadından yenmez yazıları…
Tasarım prototipleri üzerinden hazırlanan geçerli(valid) XHTML dokümanlarının ilk satırına baktığımızda gördüğümüz tek satırlık bir cümle vardır. Kısaca DTD (Doküman Tip Tanımlaması) olarak adlandırılan bu satırda, hazırlanmış olan sayfanın hangi dil ve hangi esneklikle yazıldığına dair bilgileri buluruz. Bu tanımlamanın yapılmasında amaç, web sayfasını tarayıcıya tanıtmak ve böylece sayfanın tarayıcı tarafından doğru şekilde yorumlanmasını (render) sağlamaktır.
Bloguma hoş geldiniz!
Elektrik Mühendisliği bölümünü bitirmeme rağmen yaklaşık 6 yıldır web teknolojileri üzerine çalışmalarda bulunuyorum... Kişisel çalışma ve araştırmalarımın bir özeti olarak gördüğüm bu blogu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duymaktayım...
Hakkımda detaylı bilgiye buradan, çalışmalarıma buradan ve iletişim bilgilerime buradan ulaşabilirsiniz...